Kusursuzluğun Yansıması

“Sizler belki bu fotoğrafları az sonra zihninizden sileceksiniz, fakat; bu fotoğraflar Onların hayallerini temsil ediyor.”

Arnavut fotoğraf sanatçısı Soela Zani’nin sanat tarihinin ünlü tablolarından esinlenerek down sendromlu çocuklarla birlikte gerçekleştirdiği fotoğraf projesinden ilham alınarak oluşturulan “Kusursuzluğun Yansıması” Antalya Kültür Sanat Kaleiçi Evi’nde yeniden hayat buldu. Farkındalık yaratan bu proje Antalya Koleji öğrencileri ve ZİÇEV Antalya işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

sergi4

Küratörlüğünü sanat tarihçi, sanat eleştirmeni Dr. Ebru Nalan Sülün’ün yaptığı sergi 1 Eylül 2019 tarihine kadar gezilebilir. Sergideki eserlerin bir çoğunu zaten biliyorsunuz. Dünya resim sanatının başyapıtları. Ama sizi etkileyecek olan ve sergiye adını veren, down sendromlu çocuklarımızın rol aldığı eserler gerçekten görülmeye değer.

Ferhat’ın annesi Gülşen Şen’in sözleri projenin amacını özetliyor; “…Bu fotoğraf bir anne olarak sabrımın, mücadelemin ve amacımın göstergesi. Sizler belki bu fotoğrafları az sonra zihninizden sileceksiniz, fakat; bu fotoğraflar bizlerin hayallerini temsil ediyor.”

tepe

Serginin bulunduğu Antalya Kültür Sanat Kaleiçi Evi, Selçuk Mahallesi, Aralık Sokak No 2’de. Kolay tarifi ile Kaleiçi Yat limanı Kırkmerdivenler’den çıktığınızda tam karşınızdaki tarihi Antalya evi.

Güzel şeyler

ZİÇEV (Zihinsel Engelli Çocuklar Vakfı) ve The House Cafe Antalya güzel bir kampanya başlatmış…

Sloganı “BAYRAMDA HEP BERABERİZ”

Ramazan Ayı boyunca sizlerden gelecek hediyeler; oyuncaklar, kıyafet ve yiyecekler The House Cafe Antalya’da toplanacak ve bayramda ZİÇEV tarafından ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.

The House Cafe , Fener Caddesi’nde…

Çocukları sevindirmek ibadetlerin en güzelidir. Unutmayın hiçbir şey bir çocuğun gülümsemesinden daha değerli olamaz.

 

Antalya’da yaşayan Seramik Sanatçısı Tufan Dağıstanlı’nın kuşlarından sonra orfozlarıyla tanıştık. Sanatçı, Demircileriçi Fikret Otyam Sanat Galerisi’nde açtığı sergiye gelenlere seramikten minik birer orfoz hediye etti. Masamdaki minik orfoz, kirlenen denizlerimizi, yok ettiğimiz değerlerimizi hatırlatıyor.

 

Murat Menteş’in “Ruhi Mücerret” kitabını okuyorum…Şaşırtıcı… Kelimelerle ustaca oynuyor.

İhsan Oktay Anar’ın ilk romanı “Puslu Kıtalar Atlası”nı, Orhan Pamuk’un “Kara Kitap”ını okurken ne hissettiysem benzer şeyler hissediyorum… Çevirdiğim her sayfada bir sürpriz saklı… Tavsiye ederim.

 

Yoksa siz kağıtları sadece yazı yazmak, resim yapmak için mi kullanıyorsunuz.

Bakın yaratıcı ruhlar neler yapıyor.