Atlastaki Mavi Nokta!

Kısa bir süre önce gazetelerde şöyle bir haber yer aldı:

“…Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya’nın güneyinde yoğunlaşan göllerin oluşturduğu Göller Bölgesi, bu unvanını kaybetmeye doğru ilerliyor. Akşehir Gölü’nün önemli bölümü de kayboldu. Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü özelliği taşıyan Eğirdir Gölü’nün su seviyesinde meydana gelen azalma ise tedirgin edici. ‘Türkiye’nin Maldivleri’ olarak ünlenen Burdur’daki Salda Gölü de kirlilik riskiyle karşı karşıya. Göller tamamen kurursa bölgedeki canlı hayatı bozulacaktır. Tatlı su kaynaklarımızı kirlettiğimiz zaman doğanın yok oluşunu izleyeceğiz. Haritalarda Göller Bölgesi’ni gösteren mavi noktaların birçoğu yeni baskı atlaslarda artık yer almayacak.”

3

Büyülü Bir Yer; Kovada

Antalya Isparta Yolu üzerinde bir kestirme yol var. Sütçüler Yazılı Kanyon levhasından içeri girince kıvrıla kıvrıla Eğirdir’e çıkıyorsunuz. Türkiye’nin meyve ambarı bir bölge.

Daha önce pek çok kez bu yolu kullanmamıza rağmen bir yeri ihmal etmiştik; Kovada.

Sütçüler-Eğirdir yolunda kıvrıla kıvrıla giderken yaklaşık 30 km sonra kahverengi bir tabela sizi sağa doğru bir yola davet ediyor. Kısa bir süre sonra da sizi “Kovada Gölü” karşılıyor.

“Bir tatlı huzur” arıyorsanız tam istediğiniz yer.

Benzersiz flora zenginliği ve yaban hayatı çeşitliliği var. 1970’te milli park, 1992’de l. derece doğal SIT alanı ilan edilmiş. Deniz seviyesinden 900 metre yükseklikteki gölün çevresi 20 kilometre.

9

Şahane bir yürüyüş parkuru var. Kızılçam, karaçam, saplı-sapsız-saçlı meşeler, pırnal meşesi, kokar ağaç ve ardıç gibi ağaç türleri ile hayıt, sandal, kocayemiş, funda, çitlembik, yabani zeytin, akçakesme, mersin, menengiç, boyacı sumağı, alıç, dağ muşmulası, böğürtlen, yabani gül, defne, tesbih ağacı, karaçalı, kördiken gibi bitkilerin arasında yürürken, size yaban ördeği, çulluk, keklik sesleri eşlik ediyor. 153 tür su kuşu tespit edilmiş. Rahatsız etmeden fotoğraflarını çekebilirsiniz.

4

Gölün rengi kirlilikten değil, sudaki biyolojik çeşitlilikten dolayı yeşil. Endişelenmeyin.

Milli parkın girişinden başlayan patika, size kısa bir süre sonra küçük bir iskeleye götürecek. Burası fotoğraf çekmek için ideal noktalardan biri. Güzergah üzerinde yaklaşık 300 m sonra ikinci bir iskele göreceksiniz. Yarımadanın en yüksek noktasında, muhteşem göl fotoğrafları çekilebileceğiniz gözetleme kulesi bulunuyor.

Milli Parkın girişinde küçük bir müze var. İçeride doldurulmuş hayvanlar ve posterler ile Kova ve çevresindeki zengin doğal yaşam anlatılıyor.

Kovada Milli Parkı’na giriş kişi başı 5 TL, araçla giriş 15 TL.

Dilerim Kovada Gölü atlaslardan hiç silinmez.

Not: Eylül ve Ekim ayları elma hasadı dönemi olduğu için, yol boyunca kamyon ve traktörler yoğun olarak arkanızdan ve karşınızdan gelecektir. Çinliler’in gümüş madeni ve çok sayıda taş ve mermer ocağı da var. Bu yüzden kamyonlara dikkat!

 

Hür insan üzerine şiir

Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek;

Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir.

Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur

Ve kararında içtenlikliyse hür kişi,

Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi

Ve bununla yücelir hür kişi hatalarla değil

Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tad almaz o;

Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran

Zeus’tur herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna

Herkesin tek şansı vardır, o alır kader icabı beden güzelliğini

Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda

Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle olsa da

Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır.

 

Ey yolcu Epikletos köle bir anadan doğmuştu ama

Yüceydi herkesten, bir kartal gibi; bilgelikte ise takdire şayandı ruhu

Söylemem gerekirse tanrısal bir varlık doğurdu onu

Keşke şimdi de (bu mümkün olsa)

Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan

Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.*

 

“Hür İnsan” şiirini Isparta’ya bağlı Sütçüler civarındaki doğa harikası Yazılı Kanyon’un yürüyüş parkuru üzerinde büyük bir mermer bloğa yazmışlar.

Yazılı Kanyon, Antalya’ya yaklaşık 120 kilometre mesafede…

Antalya-Serik yolunun Kurşunlu sapağından Isparta istikametine dönüp Karacaören Baraj Göleti’nden yaklaşık 10 kilometre gittikten sonra sağda Yazılı Kanyon tabelasını göreceksiniz. Kanyonu görmek için 20 kilometre kadar daha içeriye doğru yer yer asfalt, yer yer stabilize bir yolu takip etmeniz gerekiyor.

(Ağustos sıcağında otomobille asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde yol alırken, sararmış yaprakların hayalini kurarak, kendi kendime “bu yol sonbaharda çok güzel olur” diye söylenip durdum.

Bir de doğa ve kültür hazinesi bir yere doğru giderken insan kafasını ne yana çevirse, mermer ve taş ocağı görünce ister istemez hayıflanıyor. Son dönemde Batı Akdeniz’de neredeyse kazma vurulmayan tek bir dağ-tepe kalmadı. Açılan ocakları uzaktan seyrederken, dağların gözyaşlarına benzetiyorum.)

 

Yazılı Kanyon’un ilk durak noktasında; otopark, kafeterya ve restoran olarak hizmet veren bir tesis, tuvalet ve mescit var. Burada buz gibi suyun üzerine kurulu çardaklarda dinlenebilirsiniz.

 

Yazılı Kanyon’da iki yürüyüş güzergahı var. Küçük tahta köprüden suyun karşısına geçip stabilize yolu takip ederseniz, hem kanyona adını veren kayalara kazınmış antik yazıyı, hem de suyun kaynağını rahatlıkla görebilirsiniz. Diğer yol ise yer yer dik kayalarla dolu ve dar.

Tatil günleri kanyonun içi piknikçilerin akınına uğruyor. Mangalların dumanından göz gözü görmüyor. Bu yüzden kanyonda doya doya yürümek ve fotoğraf çekmek istiyorsanız hafta içi gitmenizde yarar var.

 

Yazılı Kanyon’da dev bir vadinin içinde gürül gürül akan sular, asırlık çınar ağaçlarından fazlası karşılıyor sizi. Şayet bakmasını bilirseniz.

 

 

–          Burada yalnız bir adam yaşarmış… dedi yaşlı bir amca.

–          Robinson Crusoe gibi mi yani dedim.

–          O’nu bilmem ama yalnız bir adam yaşarmış.

–          Sonra ne olmuş bu adama?

–          ………………………….bilen yok

 

Not: Epikletos; İ.S. 50 yılı civarında Frigya’nın Hieropolis kentinde dünyaya gelen ve 138 yılında Yunanistan’ın Epirus bölgesindeki Nikopolis kentinde ölen ünlü bir filozof. Roma’ya köle olarak götürülmüş, daha sonra azad edilmiştir. Tanrının birliğine, tüm insanların aynı ve tek tanrıdan geldiğine inanan bir düşünür idi. Epikletos’a göre fiziksel yapı, dış görünüş, ya da bunlardan kaynaklanan sosyal konum insan iradesinin dışında gelişen durumlardı. İnsanı mutlu ya da mutsuz yapan durum ise, bunlar hakkındaki kişisel görüşlerimize bağlı idi, yani elimizde olan bir şeydi.

Çeviriyi Yapan; Prof. Dr. Sencer Şahin.

(Akdeniz Üniversitesi Akdeniz Dil ve Kültürlerini Araştırma Merkezi Müd.)

Çeviriye Katkı Yapan: Okt. Çetin Meydan (Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Meslek Yüksek Okulu Öğretim Elemanı)