Nazım’ın masasında Viyana düşleri

vynazim2

Dün Nazım’ın masasına oturdum.

“Yaşamak güzel şey be kardeşim” dedim.

“Seni düşünmek güzel şey, umutlu şey” dedim.

“Bir ağaç gibi hür ve tek bir orman gibi kardeşçesine” dedim.

Teker teker heceledim.

Ağır ve vakur bir sesle teker teker.

Derin bir nefes aldım “Havelka”yı içime çektim.

Nazım’la göz göze geldim.

Viyana’da güzel insanlarla tanıştım.

Güzel caddelerden geçtim.

Güzel binalar gördüm.

Sonra işçiler gördüm.

Türk işçileri.

Bizim işçilerimiz.

Güzel Türk kızlarıyla tanıştım.

Güzel, Türk işçi kızları.

Ve Tuna.

Mavi Tuna’ya baktım.

Akıp gidiyordu.

Şehri bölen değil de,

Sanki birleştiren bir fermuar gibi.

Tuna’ya baktım,

Türk işçilerinin alın teri gibi temiz,

akıp gidiyordu

akıp gidiyorduk…

vynazim

Dipnot: Rivayet odur ki, büyük şair Nazım Hikmet, Viyana’da geçirdiği her gün Hawelka’ya uğrar, kahve içer, memleket özlemiyle şiirler yazarmış. Hawelka, duvarlarında film ve konser afişlerinin yer aldığı, şirin, sıcak bir mekan. Garsonları inanılmaz misafirperver. Dilerseniz duvarlara bir kaç not yazıp imzanızı da atabiliyorsunuz. Kendi markasıyla kahve satışı da yapılıyor. Viyana’da beni en çok etkileyen yerlerin başında gelen Cafe Leopold Hawelka, kentin tam kalbindeki, görkemli Stephansdom Katedrali’ne yaklaşık 500 metre mesafede bir ara sokakta.

vynazim5