Aphrodisias’ın Mavi Atı

Aphrodisias Müzesi Sevgi Gönül Salonu’nda bir Mavi At var. Bugüne kadar onlarca heykel, sanat eseri ve yapıt gördüm, hiç biri beni bu Mavi At kadar etkilemedi. Antik heykeller arasında büyük boyutlu, mermerden yapılmış, dörtnala koşan bir atı temsil eden tek eser olduğu belirtiliyor.

2

Genç Troia prensi Troilos, Truva surları dışındaki bir çeşmeye at üstünde gittiği bir anda Akhilleus tarafından pusuya düşürülüp öldürülür. Eser, Akhilleus’un genç Troilos’u dörtnala koşan Mavi atı üzerinden saçından tutarak çektiği anı tasvir ediyor.

At, kahraman gibi betimlenmiş çıplak bir genç tarafından sürülmektedir. Beyaz mermerden yapılmış bu genç erkek figürünün sadece tek bir baldırı günümüze ulaşmış. Kalçasındaki kenet yerinden anlaşıldığı üzere bu kahraman genç, attan düşerken betimlenmiş. Koyu mavi-gri mermerden yapılmış dörtnala koşan bu at 1970 yılında Sivil Bazilika’nın içinde, kaidesinin kalıntıları yanında bulunmuş. Atın üzerinde, küçük demir iğnelerle atın sırtına tutturulmuş, kedigil derisi şeklinde altın kaplama bronz bir eğerin izleri görülüyor.

9

Aphrodisias Müzesi Sevgi Gönül Salonu bölgede bulunan eşsiz heykellere evsahipliği yapıyor. 

Aphrodisias Aydın’ın Karacasu ilçesi, Geyre Mahallesi yakınında bulunmasına karşın, Denizli’ye de 30 dakikalık mesafededir. Yolunuz bu coğrafyaya düşerse mutlaka ziyaret ediniz. Otomobilinizi antik kente 2 dakikalık mesafede bir otoparka bıraktıktan sonra, traktörün arkasına yerleştirilmiş bir römorkla ören yerinin girişine kadar ücretsiz götürülüyorsunuz.

Ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in ilk kez fotoğraflarıyla dünyaya tanıttığı Aphrodisias Türkiye’nin güneybatısında, Antik Karia bölgesinde yer alan, çok iyi korunmuş bir Roma dönemi şehri olup antik dönemde Aphrodite Kutsal Alanı ve mermer heykeltıraşlık eserleriyle ünlenmiş. Seyyahların ve turistlerin 18. yüzyıldan beri tanıdığı şehir 20. yüzyılın başından itibaren bilimsel araştırmalara konu olmuş. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde 1961 yılından bu yana New York Üniversitesi tarafından sürdürülen kazı çalışmalarına 1995 yılında Oxford Üniversitesi de dahil edilmiş.

3

Aphrodisias daha önce Geyre Köyü ile iç içeymiş. Ancak kazı çalışmalarıyla birlikte köy taşınmış. Ancak köye ait evlerin bir kısmı kafe, müze ve kazı evi olarak kullanılıyor. Dev çınar ağaçlarının gölgelediği köy meydanı çok keyifli bir ortam.

Aphrodisias, kentin baş tanrıçası Aphrodite’ye adanan kutsal alanı ve mermer heykeltraşlık eserleriyle ün salmış.

Aphrodisiaslılar mermerden görkemli bir kent ve bu kenti süsleyen çok miktarda üstün kalitede mermer heykeltıraşlık eseri yaratmışlar. Ortaçağda ve modern dönemde Anadolu’nun ana geçiş yollarından görece uzak olması bakımından da şanslı bir yerleşim. Bu sayede yerleşim yeri ve barındırdığı heykeller başka yerlerde olmadığı kadar iyi korunmuş.

Aphrodisias antik kenti geniş bir alana yayılmış. Yürüyüş yolları düzgün. Ne kadar süre gezeceğiniz size kalmış. 1 saatte turlamakta mümkün, bir gün dolaşmakta. Ayakta kalmış eserleri, özellikle stadyumu, tiyatrosu, tapınağı, hamamları fotoğrafı tutkunları için bulunmaz bir atmosfer sunuyor.

afrodisias-3

Aphrodisias çığlığı…

Bir baraj açılışı için bölgeye gazeteci olarak giden ve dönüşte yolunu kaybeden Ara Güler, bir köyden geçerken köylülerin tarihle içiçe yaşadığını görür. Köyde yaşayan insanlar tarafından Roma sütunları ve mimari parçaları hala kullanılmaktadır. Köyde yer alan her türlü mimari yapı, Roma dönemi eserlerini de barındırmaktadır. Tarihi lahitler bile üzüm şırası süzmek için kullanılmaktadır ve köyün her yeri tarihi eserlerle doludur.

Ara Güler, şaşkınlık içinde bu güzelliklere baktıktan sonra köyün çeşitli yerlerinden onlarca fotoğraf çeker ve İstanbul’a döndükten sonra bu bölgeyi araştırmaya başlar. Fakat hiçbir bilgiye ulaşamaz. Çektiği fotoğrafları çeşitli kuruluşlara gönderir fakat beklediği ilgiyi bulamaz. En sonunda fotoğrafları Times’a gönderir. Times fotoğrafların renkli olanlarını çekmesini ister ve Ara Güler tekrar aynı köye giderek renkli fotoğraflar çeker. Bu yolla dünya basınına dağıtılan fotoğraflar bir anda büyük yankı uyandırır. Amerika’dan gelen arkeologlar Geyre’de araştırma yapmaya başladıklarında burasının Roma İmparatorluğu’na ait, tarihi MÖ. 500’li yıllara dayanan ve ismini tanrıça Afrodit’ten alan Aphrodisias antik kenti olduğu anlar.

afrodisias-4

Prof. Dr. Kenan T. Erim Aphrodisias’a gelip hayran olduktan sonra, 1961’de Aphrodisias’ı kazmaya başlar. Ara Güler, yaptığı bir röportajda Aprodisias ile tanışmasını şu sözlerle anlatıyor:

“Devir 1958. Adnan Menderes’in son zamanlarıydı. Aydın’da valiye gittim. “Adnan Menderes’in açılış yapacağı baraj var. Beni oraya gönder, açılışta resim çekeceğim” dedim. Şoför dedi “Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan gidelim.” Kestirme yoldan giderken yolu kaybettik. Yolu kaybedince de nereye gitsek karşıma hep o büyük kayalar çıkıyordu. Güneş battı ve zifiri karanlık oldu.

Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. Kaybolduk!

Baktım bir ışık var. Bir kahve… Kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. Lüks lambasıyla aydınlanıyordu. Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. Sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar.

Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır. Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim. Harabe dediğin harabedir. Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu, tarih içinde yaşayan bir şehir…
Baktım ki taşların içinden suratlar bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın adı geldi; Aphrodisias çığlığı…

O taşlar bana bakıyor ve “beni buradan kurtar!” diye çığlık atıyor.”

5

Kafeteryadan bir fincan kahve alıp, dev çınar ağacının altındaki mermer koltuğa oturdum. Zihnimde Ara Güler’in fotoğraflarında gördüğüm köylüler. Hafiften bir rüzgar esiyor. Nasıl huzurluyum anlatamam.

Anadolu’nun her karışı hazine… Tabiki bakmayı bilene. Anadolu’yu keşfetmeyi, zenginliklerini fotoğraflamayı ve paylaşmayı seviyorum.

afrodisias-1

Dip Not;

Prof. Dr. Kenan T. Erim, öldükten sonra ömrünü adadığı Aphrodisias’a gömülüyor. Mezarı antik kentin girişinde. Aphrodisias meydanındaki eski köy evlerinden birini küçük bir müze haline getirmişler. Burada Arkeolog Erim’in kullandığı giysiler ve ekipmanlar sergileniyor. Müzenin duvarlarını ise Ara Güler’in fotoğrafları süslüyor.

Yararlandığım kaynaklar: aphrodisias.classics.ox.ac.uk, arkeofili.com, aphrodisias.org