Büyük şiiri doğanın; Tazı Kanyonu

 

 

büyük şiiri doğanın
renklerin, seslerin, biçimlerin ötesinde…
insanın ruhunu yitirdiği bu zamanda
kim okuyup yazacak?*

Uçsuz bucaksız manzaraya bakarkan tam da böyle dedim içimden….

Dijital saçmalık keşfetme duygumuzu öldürüyor! Gitmek istediğimiz yeri akıllı telefondan işaretlerken, aslında farkında olmadan, telaşlı gezginler olarak, ıskalaya ıskalaya, bakıp ama aslında görmeden hedef noktaya gidiyoruz. Onca güzellikten bi haber.

Bu yüzden mümkün olduğunca gitmek istediğim yerleri, yol üzerindeki yön levhalarını ve özellikle de yöre sakinlerinin tarifleri ile bulmayı seviyorum.

Yöre halkı ile sohbet ederken bambaşka bir dünya ile karşılaşıyorsunuz. Şuraya nasıl gidilir diye sorduktan sonra sanki Alice’in harikalar ülkesinde gibi, yeni rotalar, yeni kapılar açılıyor muş gibi geliyor bana.

Son keşfimiz Tazı Kanyonu’na giderken benzer bir durumu yaşadık.

t1

 

Antalya – Manavgat yolu üzerinde Beşkonak – Köprülü Kanyon – Taşağıl sapağından girdikten sonra bir yanda gürül gürül akan köprüçay ve uçsuz bucaksız karlı dağlar, diğer yanda yeşilin binbir tonu sizi selamlıyor.

Asfalt yol boyunca yaklaşık 30 km içeriye doğru giderken, yol boyunca rafting firmalarını göreceksiniz. Seyrek de olsa, şirin mahalleler, taş evler, bahçeler, yöre sakinleri karşınıza çıkacak. Sık sık durup sohbet etmekten ve Tazı Kanyonu’na nasıl gidilir diye sormaktan çekinmeyin.

Dijital haritalarda bir çok Tazı Kanyonu noktası işaretlenmiş. Bu konuda bir bilgi kirliliği söz konusu. Pek çoğu yöredeki işletmelere çıkıyor.
En güzeli yöre sakinlerine sora sora gitmek.

tktk

Yol sizi nihayetinde tarihi Oluk Köprü’ye çıkaracak. Aziz Paul yolunun da başlangıcı olan bu köprü, binlerce yıldır ayakta.

Köprüyü geçtikten yaklaşık 100 metre sonra, yol sola ve yukarı doğru kıvrılıyor. Yaklaşık 15-20 km bu yolu takip ettikten sonra Gaziler Mahallesi tabelasından sola içeri girin. Bu yol sizi Tazı Kanyonu’na götürecek.
Sosyal medyada sıkça gördünüz kanyon manzarası için biraz yürümeniz gerekiyor. Tazı Kanyonu’na 1,5 kilometre kala aracınızı park edeceğiniz bir alan var. İsterseniz araçla da son noktaya kadar gidebilirsiniz ama yürümenizi öneririm.

tazi-12

Kanyonu gören üç-dört harika nokta var.

Tazı Kanyonu özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası. Hafta sonu giderseniz o meşhur kanyon pozunu çekebilmek için sıra bekleyebilirsiniz.
Yol zahmetli ama karşılığında size sunulan manzara gerçekten büyüleyici.
Ölmeden önce yapılması gerekenler listesine eklenmesi gerekiyor.

* Şair Şükrü Erbaş – Otların Uğultusu Altında kitabından.

HES’tirin gidin

Bazen bir fotoğraf, binlerce söze, yazıya bedeldir. Zaten fotomuhabirliğinin temelini de bu ifade oluşturur. Fotomuhabiri o an’ın tanığıdır, anlatıcısıdır. Savaşta çekilen bir kare fotoğraf, savaşı görmeyen insanlara o vahşeti, yaşanan acıları, zalimliği anlatmaya yeter.

Ülkemizde son yıllarda doğa harikası su kaynakları, vadiler, kanyonlar, kısa adı HES (hidro elektrik santrali) yapılmak için yok ediliyor.

HES canavarının göz diktiği son cennet köşesi ise Antalya’nın Manavgat İlçesi yakınlarındaki Ahmetler Kanyonu.

Ama HES’çiler bu defa baltayı taşa vurdu.

Çünkü yöre sakinleri tek bir ağaç bile kestirmemekte kararlı.

Dostum Murat Kayahan’ın çektiği bu fotoğraf, eylemcilerin öfkesini ve kararlılığını çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor.  

Manavgat Ahmetler Kanyonu’nda nöbet tutan bu teyze, “Toprağımı, taşımı, ağacımı, suyumu ellemeyin. HES’tirin gidin” diyor.