Gözlerini her kırpışında içimden mavi bir martı kanatlanıyor gökyüzüne

Bugün bu şiir düştü payıma… Sıradan bir günün payına.

Biraz taş topladık sahilde. Yuvarlak, ince, biçimli-biçimsiz, renkli-soluk gri  taşlar.

Üzerlerine resimler yapılacak, belki bir baykuş, belki bir kent silüeti..

Dev dalgaların getirdiği, irice bir kütük bulduk sahilde…

Islak ve yalnız..

Tuttuk eve getirdik..

Belki bir sehpa olacak, belki bir saksı, belki bir hiç.

Kilerde öylece unutulup gidecek.

Hatıralar gibi.

Bugün bu şiir düştü payıma… Sıradan bir günün payına;

Mavi

Maviyi mi soruyorsun

Gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi

Mavi bir renk değildir huydur bende

ve belki benim yetinmezliğimdir

ve belki herkesin yetinmezliğidir

denenecektir ki bir süre ve denenecektir

bir akşamüstü düşünmek bir akşam üstünü düşünmekten başka nedir ki?

Edip Cansever

 

Gözlerini her kırpışında içimden mavi bir martı kanatlanıyor gökyüzüne..

Antalya benim tutkularımın baş şehri

Antalya benim tutkularımın baş şehri.

Yalnızlığım da, dağınıklığım da bu kentle barışık.

En çok sevdiğim, mesela kavurucu bir yaz günü, gökyüzüne dalar gibi yakalar beni Akdeniz.

***

Antalya benim tutkularımın baş şehri.

Torosların eteğine uzanmış genç bir kız gibi Konyaaltı. Öpülmeyi bekliyor!

***

Bazı günler, Lara sahilinde kumlara adını yazmaya çalışan bir çocuk gibi hissederim kendimi.

***

Ben küçük bir çocukken Antalya henüz elmanın tadına bakmamış Pamuk Prenses gibiydi. Ya şimdi?

Güneş kavuruyor derimizi. Yoğurt sürdüğümüz yerler acıyor ama aynı güneş aydınlatmıyor içimizi!

Antalya benim tutkularımın baş şehri.

 

Firuze Sahili

Antalya sevdalısı Hüseyin Çimrin ağabeyin eski bir Antalya kitabı geçti elime. Kapağındaki “Firuze Sahili” yazısı dikkatimi çekti.

Telefon açıp sordum… Eskiden Antalya kıyıları “Firuze Sahili” olarak anılırmış. Turkuaz rengi deniz, pırıl pırıl sahiller, kumsallar… Firuze taşı gibiymiş!

“Bir iki kitapta yazdım sonra vazgeçtim” diyor Hüseyin Çimrin.

(Bakmış cennet gibi sahiller hızla kirletiliyor, kimsenin umursadığı yok vazgeçmiş.)

Bugün “Konyaaltı Sahili”nin adı “Firuze Sahili” olsa daha mı güzel olurdu acaba?

Ne dersiniz?