Antalyalı’nın kar aşkı!

Doğma büyüme bir Antalyalı olarak benim için tatlı bir rüyadır “kar”.

Her ne kadar ahir ömrüm boyunca üç kez karın yağışına tanık olsam da, “Antalya” ve “kar” aynı cümlenin içinde yan yana gelmesi en zor kelimeler gibidir.

Memlekete kar yağması uzak bir ihtimal olsada, içimizde her kış canlanan “kar” ateşini söndürebileceğimiz iki kayak merkezimiz var.

Saklıkent ve Isparta Davraz.

Antalya’ya yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Saklıkent’in yolu virajlı ve kötü.

Daha önceki tecrübelerimizden kötü ama gülerek hatırladığımız anılarımız var.

Çocukların “hiç kar yağarken görmedik” şeklindeki duygu sömürüleri ve  ısrarıyla hafta sonu ailecek Davraz’a gittik.

Hoş Davraz da çekilecek çile değil miş, Isparta’ya gidecekleri peşinen uyarıyorum.:))

Kurşunlu Şelalesi üzerinden Baraj ve Dereboğazı yolunu tercih ettik. Karacaören Barajı kenarında gözleme ve çay enfes. Tavsiye ederim. Kahvaltınızı burada yapın. Çekeceğiniz çileyi hafifletecektir.

Isparta’da tabela sıkıntısı var. Davraz’ın boy boy ilanları var ama yolu tarif eden doğru dürüst bir tabela yok.

Sora sora bulduk.

Davraz’a gelmeden önce küçük bir köy var. Nefes alabileceğiniz güzel bir çeşme,yol üzerinde kendi yaptıkları ürünleri ve topladıkları taze meyveleri satan hoş sohbet yöre sakinleri.

Antalya’dan yola çıktıktan yaklaşık 2 saat sonra Davraz’dayız. 

Kayak merkezi yolu üzerinde, sağlı sollu inanılmaz bir piknikçi trafiği var. Mangallar yakılmış, camdan içeri mis gibi kokular yayılıyor, piknikçiler bir yandan sucuk ekmeklerini yerken, bir yandan “kardan adam” yapma telaşında.

Anladım ki, Ispartalıların en büyük eğlencesi Davraz yolunda karlar üzerinde sucuk ekmek yapmak. Doğrusu haksız da değiller. Dağ havası insanın iştahını açıyor. Küçük bir mangal almadığımıza pişman olduk. Bir dahaki sefere inşallah.

Davraz’da insan seline karşın, kayak yapan kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Millet olarak kayak sporu ile aramızın iyi olmadığı belli. Ama itiraf edeyim metrekare başına bir kızak ve bot düşüyordu. Saati 15 liradan bir bot da biz aldık. Efe ve Ege inanılmaz eğlendi. Ben bir kez ısrar üzerine yüzü koyun kaymayı denedim, kaç kişiyi devirdiğimi hatırlamıyorum.

 

Çocuklar babaannelerini de zorla bota bindirdi. “Davraz’a gittim, kaymadım” demek olmaz.

Makara yaptığıma bakmayın siz, Davraz kar tatili için müthiş güzel bir yer.

Konaklamak ve ve vakit geçirmek için güzel tesisler mevcut.

Üç saat kadar kaldıktan sonra Isparta’ya doğru yola koyulduk. Çocuklar sırıl sıklam. Arabanın içinde tüm giysileri değiştirdik. Yanınıza yedek giysi almayı unutmayın. 

Mangalcıları seyrede seyrede Isparta’ya inerken midemiz zil çalıyordu. Kar turumuzu Kebapçı Kadir’in yerinde pilav, Isparta fırın kebabı, üzüm hoşafı ve Tosmankara helvasından oluşan bir Isparta klasiği ile tamamladık.

Velhasıl çocuklar karla buluştu, ben Kebapçı Kadir’le.