İlk şarkılar, mor gelincik ve İstanbul Kırmızısı

Fazıl Say ve Serenad Bağcan’ın “İlk Şarkılar”ını Antalya Piyano Festivali’nin açılış konserinde Efe ve Ege ile beraber izlemiş, avuçlarımız patlayana kadar alkışlamıştık. Yaşamımız boyunca hatırlayacağımız müthiş bir konserdi.

O müthiş konserin albümü çıktı. Aylardır en çok satanlar listesinde bir numara. Acılarla yoğrulmuş ama bir o kadar da umutla beslenen sözler, her tınısında yüreğinize işleyen notalar.

Metin Altıok’un “Bir yarım umuttur elimizde kalan / Göğüslemek için karanlık yarınları” dizelerini Fazıl’ın notaları ve Serenad’ın sesinden dinlerken bana hak vereceksiniz.

Mor gelincik, çocukluk anılarım içinden çıkıp geldi.. 80’li yıllarda baharda ailecek pikniğe gittiğimizde dört bir yanda kırmızının yanı sıra eflatun, lila, mor hatta beyaz gelincikler olduğunu anımsıyorum. Yıllardır mor bir gelincik görmüyordum, Elmalı da çıktı karşıma, mutlu oldum.

 

 

Ferzan Özpetek filmlerini çok severim. “İstanbul Kırmızısı” romanını bir çırpıda okudum. Filmleri gibi, içinizdeki insana bir şeyler fısıldıyor, gülümsetiyor, öğretiyor, yaşama dair yeniden yeniden düşünmeye, adeta çaktırmadan isyana teşvik ediyor.

Yine bir çok satırın altını çizdim. Romanın bir yerinde kadın kahraman, esas oğlana şöyle diyor; “Uçurtma uçurmayı bilmeyen bir erkek, bir kadını mutlu edemez.”

Gezi’yi usta bir yönetmenin kaleminden okumak da keyifli.

Ve son söz: Hiçbir şey aşktan daha önemli değildir.

 

İnsan İnsan

Fazıl Say ve Serenad Bağcan “İlk Şarkılar”ı Antalya Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosu’nda seslendirdi. (19 Haziran 2014)

 

Fazıl Say, konserin final şarkısı olan Muhiddin Abdal’ın “İnsan İnsan Dedikleri” şiirinden bestelediği parçasını kadim dostu Kadir Dursun’a ithaf etti..

 

İnsan İnsan Dedikleri

İnsan insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim
Can can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim

Kendisinde buldu bulan
Bulmadı taşrada kalan
Müminin kalbinde olan
İman nedir şimdi bildim

Bir kılı kırk yardıkları
Birin köprü kurdukları
Erenler gösterdikleri
Erkan nedir şimdi bildim

Sıfat ile zat olmuşum
Kadr ile berat olmuşum
Hak ile vuslat olmuşum
Mihman nedir şimdi bildim

Muhiddin der Hak kadir
Görünür herşeyde hazır
Ayan nedir pinhan nedir
Nişan nedir şimdi bildim

Muhiddin Abdal

Şehirde müzik var, hayat var, aşk var…

Bazan oturduğum yerde

Kendikendime dalıp giderim,

Bulanık geçmişimle.

Genişleyen halkalar çizerim,

Bir düşün uyanık imgesine.

Gölünüze taş düşerim.

 

Sizse hep konuşursunuz

Sığınıp kof sözlere,

Kaçarak kendinizden

Uğuldayan hüznünüzle.

Telâşla geceyi bulursunuz.

Gözünüze yaş düşerim.

 

Metin Altıok’un ölümsüz şiiri “Düşerim”i, Fazıl Say’ın piyanosu, Serenad Bağcan’ın sesinden dinlerken tüylerim diken diken oldu… Hala mırıldanıyorum.

Gölünüze taş düşerim.

Gözünüze yaş düşerim. diye diye….

 

Ailecek 14. Uluslar arası Antalya Piyano Festivali’nin açılış konserine gittik…

Ergenlik yaşındaki çocuklara-pardon gençlere- protokol kurallarını, neden koyu renk giysi ile gitmek gerektiğini anlatmak çok zor. Efe ve Ege’de kırmızı – yeşil pantolonları, ayaklarında en sevdikleri futbol ayakkabıları ile gittiler festivalin açılış konserine. Protokolün ve sanat dünyasının tanınmış isimlerinin arasında kramponlu iki piyanist.

Gençlere fazla müdahale edip, her hareketlerini eleştirip, sanattan, eğitimden kısacası yaşamdan soğutmaktansa, seçimlerine saygı göstermek gerekiyor.

Fazıl Say’ın “Su” eseri müthişti. Ama bizi en çok, konserin ikinci bölümündeki “İlk Şarkılar” etkiledi. Serenad Bağcan’ın sesinden, ünlü ozanlarımızın ölümsüz eserlerini dinlerken kendimizden geçtik…

Konser arasında ünlü gazeteci İsmail Küçükkaya ile sohbet etme fırsatımız oldu. Efe ve Ege, hatıra fotoğrafı çektirdi. Konser sonrası Ege ve Efe için Fazıl Say’a ve Serenad Bağcan’a festival kitapçığını imzalattım. Bağcan, “Ben aynı zamanda gençlere yaşam koçluğu yapıyorum, onlara moral vermek lazım” diyerek sadece imzalamakla kalmadı, birkaç satır mesaj yazdı. Müzik, şiir, sanat dolu çok keyifli bir akşam oldu. Bu festivali Antalya’ya kazandıran ve yaşatan Kadir Dursun’a ne kadar teşekkür etsek az.

Birbirinden ünlü sanatçılar 1 ay boyunca Antalya’da olacaklar. Kaçırmamak lazım. 

http://www.antalyapiyanofestivali.com/14/festival-programi/

Antalya’yı tutkuyla seven insanlar var

 

 

 

 

 

 

Antalya’yı tutkuyla seven insanlar var. Bence Antalya’yı Antalya yapan da aslında bu insanlar.

Deniz, güneş, kumsallar, bilerce yıllık medeniyet, Aspendos… Eyvallah!

Bu kenti tutkuyla seven insanlar olmasa, bu zenginlik hiçbir şey ifade etmez.

Tek kuruş harcamadan, Antalya’nın zenginliklerinden fazlasıyla yararlananlar var.

Bir de hiç karşılık beklemeden bu kente değer katanlar.

Kadir Dursun gibi.

Bana göre Kadir, Antalya’ya değer katan insanların başında geliyor.

Kadir’le sohbet etme fırsatı yakalasanız, içindeki enerjiyi hissetseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Sürekli daha iyiyi yapmak için çabalayan bir sanat adamı. Kafasında hep “Antalya’yı dünyaya daha iyi nasıl anlatırız” çabası var.

Antalya Piyano Festivali, Kadir’in ve dahi piyanist Fazıl Say’ın projesi.

Bu yıl 13’üncüsü gerçekleştiriliyor.

Her yıl üzerine koyarak ilerleyen bir festival.

Antalya Piyano Festivali her yıl dünyanın en saygın sanat insanlarını Antalya’da buluşturuyor. CD’leri milyon satan sanatçılar, konserlerinin biletleri aylar öncesinden tükenen yıldızlar Antalya’ya geliyor.

Gerçek bir sanat şöleni.

Ve bu şölenin arkasındaki isim Kadir Dursun.

Hem protokolü hem dünya starlarını ustaca yöneten, buna karşın ortalıkta hiçbir zaman gözükmeyecek kadar mütevazi biri.

Sosyal sorumluğun pirim yaptığı günümüzde, dünya yıldızlarını Antalya’nın en ücra noktalarındaki köylere kadar götüren buna karşın reklam yapma ihtiyacı duymayan bir Anadolu insanı.

Antalya Piyano Festivali’nin bu yıl ki sloganı; Şehirde müzik var!

Biletler 1 Kasım’da satışa çıkıyor. Ve daha çıktığı gün tükenecek buna şüphe yok.

Festivalin bu yıl ki sürprizlerinden biri İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika… “En mi Peil” albümü ile tüm dünyada büyük beğeni toplayan Buika Antalya’da ilk kez festival kapsamında hayranlarıyla buluşacak. Sosyal medyada gördüm kadarıyla tüm Türkiye çapında  hayranları bu konsere gelebilmek için organize oluyor.

Heyecanla beklenen bir başka isim Caz müziğin yaşayan efsanesi Chick Corea. 18 Grammy ödülü olan Amerikalı besteci ve piyanist Chick Corea festival kapsamında trio’suyla birlikte ilk kez konser verecek.

Festivalin bu yıl ki açılış konserlerinde ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın “Bugüne kadar yazdığım en iyi eser“ olarak nitelediği ve 2012 yılında bestelediği, “Mezopotamya“ başlıklı ikinci senfonisi seslendirilecek.

Genç piyanistler Cem Esen, Can Çakmur, Victor Maslov ve Merve Akyıldız festivalde olacak.

Klasik müzik dergisi ‘Andante’ adına yapılan gecede, ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden piyanist Özgür Aydın ve dünyaca ünlü Japon keman sanatçısı Midori Gato birlikte sahne alacak.

Alman piyanist Andreas Staier bu yıl festivalde sahne alacak bir diğer isim.

Dünyaca ünlü Türk piyanist Gülsin Onay bu yıl festivalin en önemli konukları arasında yer alıyor.

Amerikalı piyanist Tzimon Barto, çok özel bir repertuvar ile sanatseverlerin karşısında olacak.

Dünyanın farklı sahnelerinde verdiği konserlerin yanı sıra Stanley Kubrick’in efsane filmi “Eyes Wide Shut” gibi birçok film müziğinde de ismini sıkça gördüğümüz ünlü piyanist Brad Mehldau da, triosuyla birlikte festivale konuk olan isimler arasında yer alıyor.

New York basınının “Enstrümanıyla akıllarda kalan gerçek bir müzisyen” olarak yorumladığı Yunan piyanist Anastasios Pappas festivalde izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Festival sona yaklaşırken sahne alacak gruplardan biri de Letonyalı ünlü keman sanatçısı ve orkestra şefi Gidon Kremer, Gürcü piyanist Khatia Buniatishvili ve Litvanyalı viyolonsel sanatçısı Giedre Dirvanauskaite oluşan grup olacak.

Festivalin son konserinde ise gelenek yine bozulmuyor. Sanat kalitesi ile iddialı bir isme sahip olan ve dünyanın en önemli toplulukları arasında gösterilen Moskova Virtüözleri bu yıl da festival kapanışını gerçekleştirecek. Aynı zamanda festivalin daimi orkestrası olan topluluğu, yine güçlü bir isim olan şef Vladimir Spivakov yönetecek.

Şehrin uzak bölgelerinde yaşayan ve konserlere gelme şansı olmayanlar için düzenlenen Halk konserleri kapsamında; Fazıl Say Alanya’da, Gülsin Onay Kepez’de, Yunan piyanist Anastasios Pappas ise Akdeniz Üniversitesi’nde bir konser verecek.

Kadir Dursun ve O’nun gibi Antalya sevdalısı isimler olmasa, biz bu dünya starlarını rüyamızda görürdük.

Kadir, belki bunları yazdım diye bana kızacaktır.

Antalya Kadir’e ne kadar teşekkür etse azdır.

 

Ayrıntılı bilgi için;

www.antalyapianofestivali.com
http://www.facebook.com/AntalyaPianoFestival
http://twitter.com/antalyapianofes