Mezopotamya’nın Kalbinin Attığı Yer; Mardin Müzesi…

Mardin Müzesi’nin davetiyle Türkiye’nin çeşitli kentlerinden blog yazarları “Blog Buluşması” için Mardin’deydik. Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan’ın, çalışma arkadaşlarının ve ailesinin yakın ilgisiyle rüya gibi bir seyahat gerçekleştirdik. Ne yazsam eksik kalacak. Unuttuklarım için peşinen affola.

Mardin, kuzey Mezopotamya’da bir yamaç üzerine yerleşmiş, 11. yüzyıl ve sonrası bine yakın tescilli kültür varlığı olan bir kent. Mardin Müzesi bu kentin göbeğinde yer alıyor. Aslında kentin kendisi bir müze desem abartmış olmam… Kentin merkezinde 1895 yılında inşa edilen Süryani Katolik Eski Patrikhanesi 1995 yılından beri Müze olarak kullanılıyor.

4

Müzeler yaşamları değiştirebilir

Mardin Müzesi, son dönemde müze olmaktan çıkıp adeta kenti ve kentliyi kucaklayan, üreten, düşünen kısaca yaşayan ve yaşatan bir yer haline gelmiş. Kuşkusuz bunda Müze Müdürü Nihat Erdoğan’ın dinamizmi ve olağanüstü gayretinin büyük payı var.

Mardin Müzesi’nin kapısından içeriye adımınızı attığı andan itibaren müze ziyaretçisiyle iletişime geçiyor, adeta sizinle konuşuyor.

1
Ziyaretçilerin gördükleri objeleri ve kültürel el sanatlarını deneyimleyebilecekleri bölümler var. Müzenin fark yaratan uygulamalarından birisi bu. Pek çok atölye var. Karagöz ve Hacivat, çivi yazısı atölyesi, heykel, mozaik, ahşap yakma, kukla, seramik, linol baskı atölyesi, müzik atölyesi… Yaz aylarında uzun soluklu atölyeler düzenleniyor.

Müzenin girişinde kendimizi küçük bir darphanenin içinde bulduk. Görevlilerin yardımı ile Mardin yöresine ait tarihi uygarlıkların paralarını bastık. Yine hemen bir başka atölyede yöreye özgü dokuma kumaştan hazırlanan çantanın üzerine kök boya ile şahmeran figürü bastım. Bir başka blog yazarı arkadaşım ebru atölyesinde kendi ebru tablosunu yaptı. İnanılmaz keyif aldık.

Hemen belirteyim tüm bu atölyelerde para basmak dahil her şey ücretsiz. Dilerseniz müzeye bağış yapabileceğiniz küçük bir bağış kutusu var. Gönlünüzden ne koparsa. Size kalmış.

Ayrıca seramik atölyesinde hediyelik eşya üretimi de yapılıyor. Yine müzenin çevresindeki mahallelerde oturan kadınların gönüllü olarak katıldığı dikiş nakış atölyesi var. Buralarda üretilen el emeği göz nuru eserler, dükkanlarda satılıyor. Bir işletme modeli oluşturulmuş.

Müzenin hemen yanındaki bir bina Mutfak Atölyesi olarak düzenleniyor. Henüz tam olarak faaliyete geçmemesine karşın, gezimiz boyunca öğle ve akşam misafir olduk. İnanılmaz yöresel lezzetler tattık. Ellerine sağlık.

ark

Benim için müzenin en etkileyici bölümlerinden biri Arkeopark oldu. Müzenin bahçesindeki arkeoparkta çocuklara arkeoloji eğitimi verildiğini öğrenmek mutluluk vericiydi. Eserlerin müzeye nasıl geldiği ve kazı yapmanın serüveni çocuklara anlatılıyor. Çocuklar, toprağa gömülü eserleri arkeologlar eşliğinde çıkarıyor. Müzenin en önemli ziyaretçileri çocuklar. Dokuz yılda 100 binden fazla çocuk müzeyi ziyaret etmiş. Çocukların müze kültürünü eğlenerek, yaşayarak ve yaparak öğrenebileceği bir zemin oluşturulmuş. Masal atölyesinden yaratıcı dramaya kadar onlarca atölye var. Geleneksel meslek erbapları müze içinde görev alıyor. Yaparak yaşayarak öğrenirken, müzeye gelen her çocuk mutlu ayrılıyor.

28

Uluslararası ödüller

Mardin Müzesi 7 Kasım 2014 tarihinde 14’üncüsü Sydney’de düzenlenen Uluslararası Tasarım İletişim Ödülleri’nde müze eğitim çalışmaları ve Arkeopark ile “Gençlere Yönelik En İyi Program” dalında dünya birincisi olarak “Altın Ödül” kazanmış.

“Shining Star Awards” 2014 yarışmasında “Eğlencenin Yıldızları – En İyi Müze” kategorisinde birincilik ödülü Mardin Müzesi’ne verilmiş.

Yine Mardin Müzesi’nin “Müzeler Yaşamları Değiştirebilir!” adlı müze eğitim programı Avrupa Kültürel Miras Kuruluşları Federasyonu olan Europa Nostra’nın “Avrupa Kültürel Miras Jüri Özel Ödülü”ne değer bulunmuş.

Mardin Müzesi Müdürü Nahit Erdoğan’ın sözleri önemli;

“Mardin Müzesi olarak kendi kültürel mirasını, geçmişini merak eden bir toplum yaratma felsefesiyle hareket ediyoruz. Farkındalık kurumu olarak çalışıyoruz. Müzeler, değişen topluma ayak uydurmakla kalmayıp değişimin öncüsü olma rolünü de üstlenmelidir.

Bir sloganımız var: müzeler yaşamları değiştirebilir.

Yemekler kayboluyor, müzik kayboluyor, gelenek görenekler kayboluyor, bunların fark edilmesine yönelik topluma yönelik ilişkilerimizi devam ettiriyoruz.”

Müze eğitim uygulamalarının etkin tanıtımı, eğitim programlarının takibi için oluşturulan www.arkeoparktabirgun.com ve www.mardinmuzesi.gov.tr web ve sosyal medya hesaplarından öğretmenler başta olmak üzere herkesin geniş kapsamlı bilgiye ulaşabilmesi sağlanıyor.

6

Nadide Koleksiyonlar

Anlatacak o kadar çok şey var ki daha müzenin salonlarına giremedik. Mezopotamya’nın kalbi sanki Mardin Müzesi’nde atıyor. Arkeolojik Kazılar Salonu, İnanç Salonu, Ticaret Salonu, Yaşam Salonu’nda birbirinden ilginç ve nadide koleksiyonlar var. Bölgede yapılan onlarca kazıda ortaya çıkan ve günümüzden 12 bin yıl öncesine ışık tutan nadide eserler müzede sergileniyor.

Müzenin ziyaretçileri ilk karşılayan koleksiyonlarından biri Boncuklu Tarla buluntuları… Dünyada tespit edilen en eski yerleşim yeri olduğunu öğrenince şaşırdık… Karbon testlerine göre Boncuklu Tarla, Göbeklitepe’den bile 2-3 bin yıl geriye gidiyor. Boncuklu Tarla’dan çıkan eserlere göre 12 bin yıldır süsleniyoruz. Ve bir dip not: 12 bin yıl önce erkekler kadınlardan daha çok süsleniyor muş.
Müzenin ziyaretçileri ilk karşılayan koleksiyonlarından biri Boncuklu Tarla buluntuları… Dünyada tespit edilen en eski yerleşim yeri olduğunu öğrenince şaşırdık… Karbon testlerine göre Boncuklu Tarla, Göbeklitepe’den bile 2-3 bin yıl geriye gidiyor. Boncuklu Tarla’dan çıkan eserlere göre 12 bin yıldır süsleniyoruz. Ve bir dip not: 12 bin yıl önce erkekler kadınlardan daha çok süsleniyor muş.

Ilısu Barağı kurtarma kazıları, Dara Antik Kenti, Cizre ve Mardin Kalesi kazı alanlarında çıkan eserlerin değerlendirildiği salonlar dikkat çekiyor.

Bilinen en eski tapu senedi de Mardin Müzesi’nde sergileniyor. MÖ 9-7 yy’a ait Asurlular’dan kalma bu minik tapu senedi – tablet -  Mardin Gırnavaz’da bir meyve bahçesi satışı için verilmiş. Bu tarihi belgeye göre kapitalizm ve mülk edinme Anadolu’da doğmuş diyebiliriz.

Bilinen en eski tapu senedi de Mardin Müzesi’nde sergileniyor. MÖ 9-7 yy’a ait Asurlular’dan kalma bu minik tapu senedi – tablet –  Mardin Gırnavaz’da bir meyve bahçesi satışı için verilmiş. Bu tarihi belgeye göre kapitalizm ve mülk edinme Anadolu’da doğmuş diyebiliriz.

Mardin Müzesi’nde “Sahte Eserler Salonu” var… Evet yanlış okumadınız, güvenlik güçlerince ele geçirilen sahte eserler, “dolandırıcılık” konusunda toplumu bilinçlendirmek ve farkındalık yaratmak için sergileniyor.

Güncel sanat aktivitelerinin olduğu sanat galerisi, konferans salonu, yaz ayları için 500 kişilik amfi tiyatro, ihtisas kütüphanesi, tam donanımlı restorasyon analiz laboratuvarı var. Türkiye’nin her yerindeki yapıların harç ve derz tahlilleri yapılıyor.

kitap

Müzenin Çocuk Kütüphanesi’nde 3 bin kitap var. Biz gezerken içerisi cıvıl cıvıldı. Her zaman böyleşmiş. Dara Antik Kenti’ni gezerken 7-8 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim Neslihan, Ahmet Arif’ten ve Nazım’dan şiirler okudu. Zindan’da güller açtı… Müzenin çocuk kütüphanesindeki şiir atölyesinde öğrendiğini söyledi.

18

Çocuk Kütüphanesi’ni gezerken camın kenarındaki içi küçük kağıt parçaları dolu iki kavanoz dikkatimi çekti. “Bir dize de sen bırak” adlı bir çalışma yapmışlar. Kütüphanenin önünden geçen büyük küçük herkes kavanozdan bir kağıt çekiyor, tıpkı niyet çekmek gibi… Dilerseniz siz de kağıda içinizden geçen bir kaç dizeyi yazıp atıyorsunuz. Ben o anda aklıma gelen Nazım’ın “Yaşamak bir ağaç gibi hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dizelerini yazıp attım.

Mardin Müzesi'nin yanındaki Kültür Sokağı adeta instagram sokağı olmuş durumda.
Mardin Müzesi’nin yanındaki Kültür Sokağı adeta instagram sokağı olmuş durumda.

Çiçek üretiyor, sokakları güzelleştiriyor

Mardin Müzesi’nin çiçek serası var. Müzenin dışında komşu mahallelerin sokak çiçeklendirmesine de destek veriliyor, avlular güzelleştiriliyor.

Uçurtma festivali, köylerde sanat atölyeleri, Leyli geceleri, Bilale Şenliği yapılıyor.

Mezopotamya’da hasat 1950’lere kadar kutlanırmış, Mardin’in Bilale Köyü’nde arpaların biçilmesi şerefine “Bilale Şenliği Hasat Bayramı” düzenlenirmiş. 1950’lerden sonra bu gelenek kalkmış. Mardin Müzesi son üç yıldır bu geleneği yeniden canlandırmış. İnsanlar yeniden köylerine dönmeye başlamış. Bilale Köyü'nü Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan rehberliğinde gezdik.
Mezopotamya’da hasat 1950’lere kadar kutlanırmış, Mardin’in Bilale Köyü’nde arpaların biçilmesi şerefine “Bilale Şenliği Hasat Bayramı” düzenlenirmiş. 1950’lerden sonra bu gelenek kalkmış. Mardin Müzesi son üç yıldır bu geleneği yeniden canlandırmış. İnsanlar yeniden köylerine dönmeye başlamış. Bilale Köyü’nü Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan rehberliğinde gezdik.

Mardin’de yaşayan insan hazinesi olabilecek bir çok değer var. Bakırcılar, demirciler, marangozlar, kalaycılar, semerciler, telkâri ve taş ustaları. Mardin Müzesi bu değerleri yaşatmak adına çalışmalar yürütülüyor.

Yine engellilerin de müzeyi rahatça gezebilmeleri adına “Engelsiz Müze” projesi ile düzenlemeler yapılmış.

reyhani

İki yıldır her cumartesi müzede Leyli Geceleri düzenleniyor. Biz de güzel bir eylül akşamında Mezopotamya’ya karşı Reyhani Müzik ekibinden Anadolu’nun kadim ezgilerini dinleme fırsatı bulduk. Mardin’e giderseniz bu etkinliği kaçırmayın. Leyli Gecesi’nde dinlediğimiz Cizreli sanatçı Abdurrahman Oğuz’un türküleri ve Mehmet Fidan’ın Reyhani Oyunu gönlümüze kazındı. Abdurrahman ağabey Mardin yolculuğumuzda zaman zaman bize eşlik etti. Kasimiye Medresesi’nin avlusunda bizi kıramadı ve bir uzun hava seslendirdi ki tüylerimiz diken diken oldu.

Hatırlatma: Leyli Gecesi sadece cumartesi akşamları. Ve ilgi o kadar büyük ki mutlaka internetten rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Mardin Müzesi tarafından yerel sanatçıların katkısı ile 5 dilde Mardin’in Sesleri filmi hazırlanmış.  Filmde, Mardin’in geleneksel üç halk ezgisi, 48 müzik sanatçısı tarafından Türkçe, Arapça, Kürtçe, Süryanice ve Ermenice olarak seslendirilmiş. Mardin’in binlerce yıllık somut ve somut olmayan kültürel mirasının, kültürel çeşitliliğinin görünür kılınması, tanıtılması ve yaşatılması hedefleniyor. Mutlaka izleyin dinleyin.

Bu arada Mardin sokaklarında dolaşırken Mardin’in ünlü masalcısı Ebu Burak’la tanışma fırsatı yakaladım. Şahmeran ustası ve masal anlatıcısı Ebu Burak’ın dükkanı Mardin Revaklı Çarşı (Sipahiler Çarşısı) da. Mutlaka tanışın. Mardin bienali için hazırlanan bir sanat çalışması Ebu Burak’ın dükkanının önünde duvarları ve sütunları süslüyor. Bu sıradışı çalışmaya “Şehrin Duygu Haritası” adını vermişler. Ne hoş değil mi?
Bu arada Mardin sokaklarında dolaşırken Mardin’in ünlü masalcısı Ebu Burak’la tanışma fırsatı yakaladım. Şahmeran ustası ve masal anlatıcısı Ebu Burak’ın dükkanı Mardin Revaklı Çarşı (Sipahiler Çarşısı) da. Mutlaka tanışın. Mardin bienali için hazırlanan bir sanat çalışması Ebu Burak’ın dükkanının önünde duvarları ve sütunları süslüyor. Bu sıradışı çalışmaya “Şehrin Duygu Haritası” adını vermişler. Ne hoş değil mi?

Mardin Müzesi “Masalcılar Buluşması” kısa sürede tüm Türkiye’nin merak ettiği bir etkinlik haline geldi. Masallar da somut olmayan kültürel miras ve kaybolup gidiyor, masallar unutuluyor, anlatılmıyor. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceleri biliyoruz, Kül Kedisi’ni biliyoruz ama Küllü Fatma’yı bilmiyoruz… Robin Hod’u biliyoruz ama Köroğlu’nu bilmiyoruz… Oysa masalların toplum örgüsünü oluşturmada iyiyi kötüyü öğretmedeki rolü çok büyük… İşte Mardin Müzesi bu coğrafyanın masalları unutulmasın, anlatılsın diye 40 masalcıyı her sene Mardin’de buluşturuyor.

masalcocuk

Mardin’de “Uçan Halı Çocuk Müzikleri Festivali”nin açılışına konuk olduk. Kentin ana caddesi üzerinde gerçekleşen ve müzenin önündeki meydanda sona eren kortej çok eğlenceliydi. Akşam müze bahçesindeki amfide gerçekleşen konser ise ayakta alkışlandı.

Mardin Müzesi Galerisi’nde “Göçebe Tuvaller Sergisi”nin açılışında Mardinli sanatseverlerle buluşma fırsatı yakaladık.
Mardin Müzesi Galerisi’nde “Göçebe Tuvaller Sergisi”nin açılışında Mardinli sanatseverlerle buluşma fırsatı yakaladık.

Mardin şiirdir aslında

Mardinli Şair Murathan Mungan, bir röportajında “Şehirlerin anlamı herkes için farklıdır. Yaşadığın şehir seni biçimlendirir. Mesela Mardin’deki mimari, gözlerimi terbiye etti. Işığın gölgesini içime taşıdım. Belki sen şiirimi okurken o ışık ve gölgeyi görmezsin ama o şiiri var eden ışık ve gölge Mardin’den süzülmüştür. Her şehir sana bir şeyler vermeye hazırdır ama önemli olan senin ne kadar aldığın” diyor.

Küçük Mardin olarak da adlandırılan Kalecik.
Küçük Mardin olarak da adlandırılan Kalecik.

Şair Refik Durbaş Mardin için “taşın ve inancın şiiri” diyor.

Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Süryani, Keldani ve Ezidilerin kardeşçe bir arada yaşadığı, hilalle haçı bir arada görebileceğiniz, ezanla çanı aynı anda duyabileceğiniz kadim kent… Din dil ve ırkın önemi yok burada. Binlerce yıl beraber yaşamışlar bu topraklarda.. Beraber örmüşler bu taş duvarları.

Dara Antik Kenti Nekrepolü’nde Büyük Galeri Mezarı.. Kutsal kitaplarda bahsedilen Ezekiel Peygamberin ruhlara nefes vermesi  ve yeniden diriliş mucizesinin kapı girişinde işlendiği galeri mezar, 573 yılında Sasaniler tarafından savaşta öldürülenlere ithafen Romalılar tarafından 591 yılında yaptırılmış.  Mardin Müzesi’nin çalışmaları sonu 3 binin üzerinde insana ait iskeletin bulunduğu mezar, ziyarete açılmış. Mutlaka görülmeli.
Dara Antik Kenti Nekrepolü’nde Büyük Galeri Mezarı..
Kutsal kitaplarda bahsedilen Ezekiel Peygamberin ruhlara nefes vermesi  ve yeniden diriliş mucizesinin kapı girişinde işlendiği galeri mezar, 573 yılında Sasaniler tarafından savaşta öldürülenlere ithafen Romalılar tarafından 591 yılında yaptırılmış.  Mardin Müzesi’nin çalışmaları sonu 3 binin üzerinde insana ait iskeletin bulunduğu mezar, ziyarete açılmış. Mutlaka görülmeli.

27

Mardin’de dünyanın en büyük üzüm işliğini gezdik. Çelbira (Kırk Kuyu) Üzüm İşliği, tesadüf eseri Google sayesinde bulunmuş… Anadolu’da 2 bin yıldır, üzüm işleniyor, pekmez ve şarap yapılıyor. Çelbira’da 100’e yakın sarnıç açık. Ancak her yerde olduğu gibi burada da yapılaşma tehdidi var.

Yaşayan İnsan Hazinesi Telkari ustası Suphi Usta.. Mardin Müzesi’nin hemen yanında Suphi Usta’nın atölyesi var. Gümüş tellerin neredeyse sanat yapıtı takılara dönüştüğü telkari atölyesine uğramalı son Süryani ustayla tanışmalı, sohbet etmeli, küçük de olsa bir hatıra telkari almalısınız.
Yaşayan İnsan Hazinesi Telkari ustası Suphi Usta..
Mardin Müzesi’nin hemen yanında Suphi Usta’nın atölyesi var. Gümüş tellerin neredeyse sanat yapıtı takılara dönüştüğü telkari atölyesine uğramalı son Süryani ustayla tanışmalı, sohbet etmeli, küçük de olsa bir hatıra telkari almalısınız.

23

Kasımiye Medresesi… Artuklular döneminde 13.yy’da yapımına başlanmış.  15.yy’da Akkoyunlu sultanı Kasım İbn Cihangir döneminde tamamlanmış. Astrolojiden felsefeye pek çok eğitim verilmiş. Medresenin avlusundaki çeşme havuz düzenlemesinde tasavvuf felsefesinde suyun akışıyla doğumdan ölüme kadar geçen insan hayatı ve sonrası simgelenmiş. Çeşmeden çıkan su doğumu, döküldüğü yer bebekliği sonraki bölümler sırasıyla çocukluğu ve gençliği, ince uzun oluk yaşlılığı suların toplandığı havuz ise mahşeri temsil ediyor.

Kasımiye Medresesi...
Kasımiye Medresesi…

Mardin’de farklı din, dil ve kültürlerin bir arada yaşadığı, şehrin huzur ve sükûnetine tanık olduk. Yüzlerce yıl önce Mardin dağlarında safran çiçekleri açarmış. En çok da Deyrulzafaran Manastırı’nın etrafında. Manastır da adını çevresinde yetişen ve günümüzde artık altın değerinde olan bu hoş kokulu bitkiden almış.

Deyrulzafaran Manastırı…
Deyrulzafaran Manastırı…

25

Nusaybin’de UNESCO listesine aday;  Zeynel Abidin Camii ve Mor Yakup Kilisesi’nin içinde yer aldığı Kültür ve İnanç Parkı’nı gezdik.

16

Anadolu’nun en eski camilerinden Mardin Ulu Cami... Avlusunda dinlenmek huzur verici. Minaresindeki desenler ise göz kamaştırıcı.

marin

Marin Antik Kenti, Eskihisar Köyü…  Masallara konu olmuş bir yer.  Tarih boyunca köyün Mistik güçleri olduğuna inanılmış ve ordular uzak durmuş. İskender’in ki dahil hiçbir ordu buraya yaklaşmamış.

Şener Şen ve Meltem Cumbul’un başrolünü paylaştığı “Gönül Yarası” filmi burada çekilmiş.  Haşim Muhtar’ın keçi peyniri enfes. Şanslıysanız tadabilirsiniz.

13
Zindan…

Yöre halkının Zindan adını verdiği binlerce yıllık “Su Sarnıcı” yerin 30-40 metre kadar altına inen mimari harikası bir yapı. Güneş enerjisi ile aydınlatılan sarnıç, farklı ışık oyunları ve muhteşem akustiği ile ziyaretçisini etkiliyor.

2

Bu bir başlangıç…. Türkiye’nin dört bir yanından Mardin Müzesi davetiyle Blog Yazarları Buluşması için geldiğimiz kadim kent Mardin’den emek verilmiş, akılteri dökülmüş örnek projeler, harika dostluklar, güzel tatlarla ayrıldık. Evsahipliği için Mardin Müzesi Müdürü Nihat Erdoğan’a, mesai arkadaşlarına, yol arkadaşlıkları için butopraklar.com, keşfetTV.com, fullantalya.com, esrageziyor.com, ArkeolojikHaber.com, MutluEller.com, istanbulistanbulolali.blogspot.com’a sonsuz teşekkürler. Yeniden buluşmak dileğiyle.