Serenad

Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran’ın (36) ABD’den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner’i (87) karşılamasıyla başlar.

1930’lu yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile’ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir.

Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.

Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad’da Zülfü Livaneli’nin romancılığının en temel niteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz Dengesi.

Yazar:Zülfü Livaneli

Sayfa Sayısı: 484
Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan Kitap

Atılı çizili satırlar koleksiyoncusu

 

Sevdiğim kitaplarda, sevdiğim cümlelerin altını çizerim. Çoğu kez yatağın  kenarındaki sehpanın üzerinden bir kalem alır, gelişi güzel, özensizce, önce bana dokunan cümlenin altını çizer, sonra kitap kapağının içine yazarım. Bazen aklımdan geçen cümlelerle, yazarın cümlelerinin seviştiğine bile tanık olurum. Sonra tekrar tekrar okurum…

İddia ediyorum dünyanın en büyük “altılı çizili satırlar koleksiyonu”na sahibim.

Şair Küçük İskender’in “Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir” adlı kitabı da severek okuduğum, okumaya doyamadığım başucumdaki kitaplardan biri.

Şairin izni olursa, şu satırların altını çiziyorum;

 

Kalbime çırak sevgilim

 

Xxx

Tırnaklarını yediğin şehre kış bir daha hiç gelmeyecek.

 

Xxx

Ben seni çoktan affettim

Sen sevdanı helal et

 

Xxx

Nara sor; hangi tanesini daha çok seviyor.

 

Xxx

Demokrasi senin saçlarından güzel olamaz

Xxx

 

 Yıldırım düştüğü ağaca eğilerek “üzülme” diyor

–          Ben de açarsın bir sonraki yaz.

Xxx

Ve bir tren alıp dumanını başka gecelerde başka istasyonlara gider.

 

  

Yazar:Küçük İskender
Yayınevi: Sel Yayıncılık

Uçurtma Avcısı

Emir ve Hasan, Kabil’de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk… Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir’le Hasan’ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır.

Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California’ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan’ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları… Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.

Uçurtma Avcısı’nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü…

Yazar:Khaled Hosseini
Sayfa Sayısı: 356
Baskı Yılı: 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları

Moğol Kurdu

Temuçin’in kazandığı başarıların yankısı bozkırda dörtnala yayılıyor ve dün onu terk edenler bugün atlılarının ve okçularının arasına katılıyordu. Zeki ve sabırlı Temuçin’in içgüdüleri bir kurdunki gibidir. Yanında, her türlü güçlük karşısında dimdik ayakta kalmayı başaran sadık dostu Borçu, tüm dünyanın tanıdığı ve önünde korkuyla diz çöktüğü Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu Cengiz Han’ın, yani Temuçin’in büyüklüğünün en yakın tanığı olacaktır.

Temuçin’in Moğol boylarını kendi sancağı altında toplaması yirmi yılını aldı; daha sonra fetihlere çıktı ve tutulmaz atlılarıyla, Çin ve İran gibi İmparatorluklara diz çöktürdü, kendi ordusundan on kat daha kalabalık orduları bozguna uğrattı ve alınmaz denilen kaleleri alarak, görkemli uygarlıklara son verdi.

Borçu’nun anlattığı bu öykü bize, ‘Gog ve Magog topraklarından çıkan felaketin’, yani bütün halkları tek bir kağanın egemenliği altında toplayarak aralarındaki anlaşmazlıklara son vermeyi başaran Cengiz Han’ın ruhu ve dehası konusunda fikir veriyor. Aynı zamanda Kağan’ın kan kardeşi olan saf ve sadık Borçu, bu destandan bir de aşk romanı çıkarıyor.

Temuçin’in kadınlarını ve atlarını başkalarından, hatta en sadık dostundan nasıl kıskandığını yaşayarak öğrenecektir. Homeric adını kullanan yazarın diğer eserleri Ourasi le roi faineant, I’ Aventure da Mazeppa ve 1992’de yayımlanan Oedipe de cheval’dir.

Yazar:Homeric
Çevirmen:Ali Cevat Akkoyunlu
Sayfa Sayısı: 452
Baskı Yılı: 2008
Yayınevi: Doğan Kitap

Puslu Kıtalar Atlası

“Yeniçeriler kapıyı zorlarken” düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: “Dünya bir düştür. Evet, dünya… Ah! Evet, dünya bir masaldır.” Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve “puslu kıtalar” üzerine bir roman.

 

Yazar:İhsan Oktay Anar

Sayfa Sayısı: 238
Baskı Yılı: 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

Atatürk-Modern Türkiye’nin Kurucusu

Uzman bir yazar, nesnel bir yapıt;
İşte Atatürk’ün yaşamı ve mücadelesi!…

İstanbul doğumlu İngiliz yazar Andrew Mango, beş yılı aşkın bir süre yaptığı araştırmalar sonucu, bu yapıtla kapsamlı ve nesnel çalışma ortaya koyuyor.

Türkiye’nin, bağımsızlığı ve varoluşu yolunda Atatürk gibi bir liderle yakaladığı olağanüstü şansı irdeleyen yazar, onu salt lider özellikleriyle değil, yakın çevresi ve insan ilişkileriyle de yansıtmayı başarırken, dönemin toplumsal yapısı ve güç dengelerine de açıklık kazandırıyor.

Prof. Geoffrey Lewis Atatürk için “O, tek bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri” diyor. Evet, kitleleri ardından sürükleyebilen, insanları birbirine kenetleyebilen siyasal önder… Ancak sonuçta Atatürk de herkes gibi bir insan… Karizması, zaafları, kadınlarla olan ilişkileri, dostlukları, nefretleri, iyilikleri ve hatta kıskançlıklarıyla bir insan… Mango, bu olağanüstü çalışmasıyla, Atatürk’ü işte bu yönleriyle daha bir yakınlaştırıyor bize.

Bu basımda Saltanat ve Cumhuriyet dönemine ilişkin tüm yazılı kaynaklara ulaşılmıştır. Çoğu eski yazı birçok belge aslından olduğu gibi aktarılmış, döneme özgü söyleyiş ve ifade özellikleri korunmuştur.

 

Yazar:Andrew Mango
Sayfa Sayısı: 752
Baskı Yılı: 2004
Yayınevi: Remzi Kitabevi