Bu senin hayatın!

Bazen bir kitapta, sıklıkla internette dolanırken, yüzünüze çarpan bir kaç satır sizi baktığınız ekrandan, oturduğunuz koltuktan kaldırıp, sorular alemine götürür. Holstee Manifestosu* gibi.

Bu senin hayatın!
Neyi seviyorsan onu yap ve bunu sıklıkla yap…
Eğer bir şeyi sevmiyorsan, değiştir.
İşini sevmiyorsan, ayrıl.
Eğer yeterince zamanın yoksa televizyon izlemeyi bırak.
Eğer hayatının aşkını arıyorsan, sevdiğin şeyleri yapmaya başladığında o seni bulacaktır!
Her şeyi analiz etmeyi bırak, hayat basittir.
Zihnini, kollarını ve kalbini yeni şeylere ve yeni insanlara aç!
Bizler farklılıklarımızla bir bütünüz.
Bazı fırsatlar sadece bir kez gelir, onları yakala!
Seyahat et, sıklıkla…
Kaybolmak, kendini bulmanda sana yardımcı olacak.
Bütün duygular güzeldir.
Yemek yediğinde, her ısırığın farkına var ve şükret.
Karşılaştığın insanlara tutkularının ne olduğunu sor, hayallerini onlarla paylaş.
Hayat, tanıştığın insanlar ve onlarla birlikte neler yarattığından ibarettir.
Bu yüzden, şimdi dışarı çık! Ve birşeyler yap.
Hayat kısa, hayalini yaşa ve tutkularını paylaş…

the-holstee-manifesto

Holstee Manifestosu…
ABD’nin San Fransisco şehrinde yaşayan Fabian Pfortmüller, Michael Radparvar ve Dave Radparvar adnıda üç arkadaş hayatlarından fazlasıyla sıkıldıklarını fark eder ve yeni bir arayışa girerler. Union Square Parkı’nda oturup yeni hayatlarına dair akıllarından geçenleri o ana kadar yaşadıkları tecrübelerle birleştirip kağıda dökmeye başlarlar. İşte Holstee Manifestosu da böyle doğar. Hayattaki başarı ve mutluğu tanımladıkları Holstee manifestosunda çok çarpıcı noktalar var! Üç arkadaş en yılgın anlarında insanlığın ortak yaralarını ve paydalarını bulmuş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir