Gerçek Bir Kent, Felsefe ve Sanat Yaratmalı

Şehirde mantıklı bir kaç kelime duymak isteyenlerin sayısı artıyor. Nereden mi biliyorum?

Antalya Kültür Sanat’ta sezonun ilk Felsefe Konuşmaları kapalı gişeydi.

İlk buluşmanın konukları “Değişen/Dönüşen Kentler ve Kentlilik Olgusu: Kentlerde Sinema, Sinemada Kent” başlıklı konuşmalarıyla Akdeniz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gönül Demez ile Akdeniz Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emine Uçar İlbuğa oldu.

Moderatörlüğünü Doç. Dr. Cihan Camcı’nın üstlendiği söyleşiye büyük ilgi vardı. Merdivenlerde bile yer yoktu. Gözlerime inanamadım. Çoğunluk gençti. Şaşırtıcı olduğu kadar sevindirici bir kalabalık. Etkinliğin ücretsiz olması bunda etkili olmuş mudur? Bence hayır.

Zira kentte son günlerde çeşitli konularda görüşünü dile getirmek ya da görüş almak isteyen, fikir birlikteliği yapan küçük küçük topluluklar oluşmaya başladı. FullAntalya’nın ThinkTalk’u buna güzel bir örnek. Katılımcıları giderek büyüyor.

Gelelim Felsefe Konuşmaları’na. Duyurusunda deniyor ki;

“…Sinema, kent, hız ve teknik modernleşmenin en önemli göstergeleridir. Sinemada anlatılan hikayeler çoğu zaman kent ve kentlilere ya da taşra/kent karşıtlığında bireysel ve toplumsal yaşanan sorunlara ilişkindir. Bununla birlikte sinema-kent ilişkisi sadece konu bakımından sınırlı olmayıp, mekansal olarak da önem taşır. Sinema bir yandan kentsel yaşam görünümlerini bize sunarken, öte yandan kentin görsel deneyimlerini biçimlendirir. Bu bakımdan sinema filmleri ve sinema mekanları bireysel, toplumsal, tarihsel, kültürel bellek bakımından da önemli bir yere sahiptir.”

Söyleşiden aklımda kalanlar;

  • Kent fiziksel bir yapı mı, yoksa başka anlamları var mı?
  • Kent insanı daha özgür ama aynı zamanda aşırı uyarıcılar nedeniyle bezgin.
  • Kentli sürekli bir yerlere yetişme telaşı içinde…
  • Tüketim üzerinden kimliklenen bölgeler var.
  • Yeni Antalyalılar kent tarihi ile kopuk bir hayat sürüyor.
  • Saray Sineması, Yıldız Sineması apartman oldu. Bugünkü Yenikapı-Karaalioğlu Parkı girişinde 1918’de açılan Elhamra Sineması’nın yerinde bankamatikler var.
  • Ve son söz: Gerçek bir kent, felsefe ve sanat yaratmalı.