Yaşam Ağacı

Sanatçı Katie Paterson ve mimarlar Christoph Zeller ve Ingrid Moye’nin Bristol’de Royal Fort Bahçeleri için tasarladığı “Hollow / Kovuk” isimli yerleştirme tüm dünyadan 10 binden fazla ağaç türüne ev sahipliği yapıyor. “Kovuk”a girdiğinizde gezegen tarihine de bir adım atmış oluyorsunuz. Ayaklarınızın altında 390 milyon yıl öncesinden kalma fosillerin ve etrafınızı çevreleyen eşsiz ağaç örneklerinin her birinin kendi hikâyesini anlattığı bu minyatür orman, zaman ve mekân arasında bir köprü kuruyor. Mimarlar bu eseri, otururken ya da ayaktayken insanı tarihle çepeçevre sarmalayan, içe dönük ve meditasyona yönelik bir mekân olarak tanımlıyor.

sanat-2

Buda’nın altında aydınlandığı söylenen Banyan Ağacı ya da Hiroşima’da atom bombasından kurtulan Japon Ginkgo/Mabet Ağacı gibi 10 bin eşsiz tür, evrensel bir strüktürde bir araya geliyor. Kemerli tepesindeki küçük açıklıklar ışığı, orman etkisi yaratacak şekilde içeri alıyor ve etkili bir mekân oluşturuyor. Royal Fort Gardens’da kalıcı olarak sergilenen esere ayrıca web sitesi üzerinden sanal bir arşiv eşlik ediyor.

sanat-cut

Sanal ormanı ziyaret edebilir, sanat eserini 3 boyutlu olarak inceleyebilir ya da heykeldeki her bir ağacın adına, yaşına, ailesine, bulunduğu yere ve hatta hikâyesine ulaşabilirsiniz.

www.hollow.org.uk

Kayaköy… Kanatsız Kuşlar Mezarlığı

Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini

Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki

**

Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara

Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense

**

Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz

Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün…

Ahmet Telli

img_0908

Fethiye’de bir köy var. Adı: Kayaköy. Sanırım kayaların üzerine kurulduğu için bu adı vermişler. Bana sorarsanız insanlık tarihi boyunca hüküm sürmüş bütün taş kalpli siyasetçilere bir gönderme.

Tarih boyunca yüzlerce insan topluluğu, yaşadığı topraklardan göç etmek zorunda kaldı. Kayaköy bunun en taze örneklerinden biri. Henüz bir asırlık bir geçmişi var.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında çoğunluğu Ege ve Akdeniz bölgesinde yaşayan Rumlar ile Yunanistan’da yaşayan Türkler, devletlerarası bir anlaşmayla yer değiştirdi. Mübadele sonucu binlerce insan evini bırakıp, söz de kendi ülkesine göç etti.

Antalya’nın Şarampol Mahallesi’nde Giritli komşularımızın arasında büyüdüğüm için iyi biliyorum.

Onlar hiç kendi topraklarında olmadılar. Gelenler burada yabancı, gidenler orada.

img_0927

İşte Kayaköy eski adıyla Karmylassos tam da bu mübadelenin cansız tanığı.

Bugün müzekartla ya da 5 lira ödeyerek girdiğiniz turistik bir örenyeri. En çok da fotoğrafçıların uğrak yeri. Fethiye içine girdiğinizde yön levhaları sizi Kayaköy’e götürüyor.

Yamaca dayalı evlerin tamamı 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yapılmış. Yapıların ahşap bölümleri kapı vs. doğal etkenlik sonucu tahrip olmuş. Duvarlarda çok az da olsa, mavi ve turuncu boya izleri görünüyor. Buradan anlıyoruz ki, aslında kent bugün göründüğünün aksine renkli cıvıl cıvıl bir yermiş.

img_0850

Aslında kentsel mimari açıdan da derslik bir yer. Kentte her biri 50 metrekare büyüklüğünde birbirlerini manzara ve ışık açısından engellemeyen 400 civarında ev var. 2 büyük kilise, 1 okul ve 1 gümrük binası da ayakta.

Ziyaret saatleri 08.00 – 19.00 saatleri arıasında. Ziyaret saatleri dışında bölgeye girmek yasak.

img_0885

Kayaköy sırtını yamaca dayamış ve yüzünü bereketli bir ovaya dönmüş. Kısa bir yürüyüşle yamacın arkasına geçtiğinizde Gemiler Koyu ve muhteşem bir Akdeniz manzarası sizi selamlıyor. Görmeden dönmeyin.

img_0846

Dip not: “Kanatsız Kuşlar”, ünlü İngiliz yazar Louis de Bernières’nin romanının adı. I. Dünya Savaşı’nın son yılları ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Fethiye’nin bir köyünde birlikte yaşayan ve daha sonra göç etmek zorunda kalar Müslüman ve Hristiyan halkın yaşamını konu alıyor. Mutlaka okumalısınız.

img_0790

img_0921

img_0942